Tebligat Kanunu m.21 mi m.35 mi? Hangi Durumda Hangisi Uygulanır?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde ”Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”  denilmektedir. Vatandaşların hak arama hürriyetini hukuka uygun bir usulde kullanabilmesi için devletin devlet işlemlerini vatandaşlarına usulünce bildirmesi gerekir. Bu amaçla yapılan tebligat; bir işlemin, kararın, davetin ya da bildirimin yazılı şekilde ve resmî olarak muhatabına ulaştırılmasıdır. Amaç, kişinin haklarını hukuka uygun bir şekilde kullanabilmesi için bilgilendirilmesidir. Bu amaçla düzenlenen 7201 sayılı Kanun olan Tebligat Kanunu, resmi makamların kişilere yapacağı tebligatın nasıl ve hangi usullerle yapılacağını düzenleyen temel bir kanundur.

Tebligat Kanunu’nun usulünce uygulanması oldukça önemlidir çünkü bir kişi tebligatı usulüne uygun bir şekilde almazsa:

  • Dava hakkını kaybedebilir,
  • İtiraz süresi kaçabilir,
  • Borç kesinleşebilir,
  • İcra işlemleri başlayabilir v.b.

Tebligat kurallara uyulmadan yapılmışsa usulsüz tebligat olur ve yukarıda sayılan sebeplerden de yola çıkılınca usulsüz tebligat iddiası birçok davada kritik ve davanın seyrini değiştirebilecek bir konudur.

Peki adrese teslim tebligat usulünde muhatap adresinde bulunamazsa ne olur? Burada Tebligat Kanunu madde 21 devreye girer. Madde 21 iki farklı durumu düzenler: madde 21/1 normal adres tebligatı ve madde 21/2 MERNİS adresi tebligatını düzenler. Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı madde 21/1’e göre ”Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” denmektedir. Bu madde, muhatabın bilinen adresine yapılan tebligatta kişi adreste bulunamazsa ne olacağını düzenler.

Tebligat Kanunu madde 21/1’in işlem adımları:

  1. Tebligatı yapmaya gelen görevli kapıyı çalar, ama muhatabı bulamaz.
  1. Aynı adreste aile bireylerinden, evde veya işyerinde çalışanlardan biri yoksa veya almaktan kaçınıyorsa:
  1. Tebligat muhtar, ihtiyar heyeti veya kolluk gibi uygun kişi/kuruma bırakılır.
  1. Tebligatın adreste bulunamadığı ve nereye bırakıldığına dair haber kâğıdı, kapıya yapıştırılır.
  1. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Tebligat Kanunu madde 21/2’ye göre ise ”Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” denmektedir.

Bu madde, kişinin adres kayıt sisteminde (MERNİS) bulunan yerleşim yeri adresine yapılan tebligatlar içindir.

Tebligat Kanunu madde 21/2’nin işlem adımları:

  1. Görevli adresi ziyaret eder.
  1. Muhatap veya adreste teslim alabilecek biri bulunamaz.
  1. Tebligat muhtara veya kolluğa bırakılır.
  1. Kapıya haber kağıdı yapıştırılır.
  1. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Cevaplanması gereken ve önemli olan bir diğer soru ise adres değişikliği durumunda yapılacak tebligatlarla ilgilidir. Bu konu Tebligat Kanunu maddde 35’te düzenlenmektedir ve oldukça önemlidir. Çünkü kişinin adres değiştirmesi ama bunu resmi makamlara bildirmemesi hâlinde tebligatın eski adrese yapılması bu kanunla düzenlenmektedir.

Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti başlıklı Tebligat Kanunu madde 35’e göre kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Ancak adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Tebligat Kanunu madde 35’in işlem adımları:

  1. Kişiye daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmış olmalıdır. (Bu çok önemlidir, çünkü hiç tebligat almamış kişiye madde 35 uygulanamaz.)
  1. Kişi adresini değiştirir ama bildirmez.
  1. Yeni adres bulunamazsa, eski adrese 35. madde uygulanır.
  1. Tebligat muhtar / kolluk / ihtiyar heyetine bırakılır.
  1. Kapıya haber kağıdı yapıştırılır.
  1. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 ve 35. maddeleri, tebligat hukukunun en kritik iki düzenlemesini oluşturmaktadır. Her iki madde de bildirimin muhataba ulaştırılamadığı durumlarda devletin haber verme yükümlülüğünü yerine getirme yöntemlerini belirlerken aynı zamanda muhatabın kendi adresine ilişkin sorumluluklarını da açık biçimde ortaya koymaktadır.

Madde 21, bilinen adreste muhatabın bulunamaması hâlinde tebligatın nasıl tamamlanacağını düzenler ve hukuki sürecin kesintiye uğramasını engelleyen pratik bir mekanizma sunar. Bununla birlikte, haber kâğıdı bırakılması ve tebliğ işleminin belgelendirilmesi gibi şekli unsurlar, bu maddenin usulsüz tebligata en açık alanlardan biri olmasına neden olur. Bu nedenle Madde 21 uygulaması, hem devlet görevlilerinin titizliğini hem de yargı organlarının denetimini zorunlu kılar.

Madde 35 ise daha özel ve katı sonuçlar doğuran bir düzenlemedir. Bu madde, adres değişikliğini bildirmeyen kişiye hukuki sorumluluk yükler ve devletin eski adrese tebligatı geçerli saymasını mümkün kılar. Böylece kişi adres değişikliğini bildirmemenin hukuki sonuçlarına katlanır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, Madde 35’in uygulanabilmesi için daha önce usulüne uygun bir tebligatın bulunmasını zorunlu kılarak bu maddenin keyfî kullanılmasını da engellemiştir.

Sonuç olarak, Madde 21 ve 35 arasındaki ilişki, tebligat hukukunda devletin bildirim yükümlülüğü ile kişinin adres bildirimi sorumluluğu arasındaki hassas dengenin somut bir yansımasıdır. Bu maddelerin doğru ve özenli uygulanması, hem adil yargılanma hakkının korunması hem de yargısal süreçlerin etkinliğinin sağlanması açısından vazgeçilmezdir.

Bu nedenle tebligat hukuku, sadece teknik bir alan değil, aynı zamanda hak kayıplarının önlenmesi açısından hukukun en hayati mekanizmalarından biridir.

Bu Kanun kapsamında yapılacak başvurularınız için ileride yaşanacak bir hak kaybının önlenmesi adına, güvenilir ve uzman kişiler veya kuruluşlardan hizmet ve danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Detaylı bilgi için web sitemizdeki iletişim seçeneklerinden veya Whatsapp hattımız üzerinden tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

By | 2025-11-28T16:14:14+03:00 Kasım 28th, 2025|Haberler|0 Comments
× WhatsApp